Müezzinin Görevleri Nelerdir? Müezzinin görevleri namaz öncesi, namaz esnası ve namaz sonrasında devam eden bir süreçten oluşur. Bu görevler şunlardır: Ezan okumak Ezan duasını okumak Kamet getirmek Namaz sonrası selam duası ve tesbihatı yönetmek Cemaate salavat ve zikirleri hatırlatmak Bu...
Melek Nedir ve Neden İman Edilir? Meleklere iman, İslam inancının temel taşlarından biridir. Bir mümin, Allah’a iman ettikten sonra O’nun yarattığı meleklerin varlığına da inanmakla imanını tamamlamış olur. Melekler, Allah’ın emir ve buyruklarını yerine getiren, hiçbir şekilde isyan etmeye...
ALLAH’A İMAN Allah’a iman, İslam inancının merkezî ilkesidir. Bir müminin kalbinde “Allah var mı?” sorusunun cevabı yalnızca teorik bir inanç değil, aynı zamanda hayatı yönlendiren bir hakikat olarak yerleşir. Bu nedenle iman; bilgi, tasdik (onaylama) ve amel (eylem) boyutuyla ele alınır. ...
1. Kurban İbadetinin Kur’an’daki Temeli Kurban ibadeti, İslam dininde Allah’a yakınlaşmanın, şükretmenin ve sosyal dayanışmanın önemli bir yoludur. Kur’an-ı Kerim’de kurbanla ilgili birçok ayet yer almakta ve bu ibadetin hem manevî hem de toplumsal boyutlarını ortaya koymaktadır. Öne çıkan...
Mescid-i Aksâ, İslam dünyasının en önemli ve en kutsal üç mabedinden biri olup, Kudüs şehrinin kalbinde yer alır. Müslümanlar için sadece bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda tevhid mücadelesinin, peygamberler tarihinin ve İslam medeniyetinin sembollerinden biridir. İslam inancına göre Me...
Bir gün Behlül-i Dânâ, saraya uğradığında kimsenin fark etmediği bir anda halife Harun Reşid’in tahtına gidip oturdu. Onun bu davranışı kısa sürede saray muhafızlarının dikkatini çekti. Görevliler hemen yanına koşarak Behlül’ü tahttan indirdiler ve bu saygısızlık olarak gördükleri hareketi...
Abbâsî halifesi Harun Reşid döneminde yaşayan nüktedan ve hikmet sahibi zatlardan Behlül-i Dânâ, bir gün sarayın yakınlarında eline geçirdiği düzgün tahta parçalarıyla küçük bir ev maketi yapıyordu. Bunu gören halifenin hanımı, dindarlığıyla tanınan Zübeyde Hatun, merakla yanına yaklaştı v...
Bir gün Behlül-i Dânâ, Abbâsî halifesi Harun Reşid’in huzuruna çıkarak kendisine bir vazife verilmesini istedi. Harun Reşid, onun bu isteğini tebessümle karşıladı ve: — Öyleyse seni çarşı ve pazarın denetimiyle görevlendiriyorum. Git, dolaş ve bana oradaki durum hakkında bilgi getir, dedi....
Bir gün Behlül-i Dânâ, Abbâsî halifesi Harun Reşid’in huzuruna çıktı. Her zamanki gibi sade görünümü ve derin bakışlarıyla halifenin karşısında durdu ve şöyle dedi: — Ey halife, sana üç sualim var. Söyle bakalım:Yeryüzünde en çok olan nedir,yer altında en çok olan nedir,gökyüzünde en çok o...
Bağdat’ın kalabalık sokaklarından birinde yürüyen Behlül-i Dânâ, bir grup çocuğun neşeyle oyun oynadığını gördü. Kahkahalar arasında koşuşturan çocukların biraz ilerisinde ise bir çocuk, bir köşeye çekilmiş, sessizce onları izliyor ve gözyaşlarını tutamıyordu. Behlül, bu duruma hayret etti...











